By PuSuLa
.
PuSuLa Site Haritası:
*
*
*
*
Kategoriler
|
Baba-Kız
0 yaşında
Baba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey benim kızım mı...¿ Gözleri de bana ne kadar çok benziyor...
Kızı : Bu gözlerini benden hiç ayirmayan adam babam olsa gerek...
5 yaşında
Baba : Prensesim benim, güzel kızım... Söyle bakalım baban sana ne alsın...¿
Kızı : En çok babamı seviyorum... Babam, niye annemle uyuyor...¿ Hep benimle uyusun, başkasını sevmesin...
10 yaşında
Baba : Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu kız...¿
Kızı : Ben babama aşığım... Büyüyünce babam gibi erkekle evlenecegim... Babam bu ay harçlığımı arttırır mı...¿
15 yaşında
Baba : Ne kadar da çabuk büyüdü... Eve de gittikçe geç kalmaya basladı, bu gidişle başına kötü bir şey gelecek... Sanırım daha sert konuşmalıyım...
Kızı : Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim kadar vakit geçiremiyorum... Bana baskı uygulamasından nefret ediyorum... Ne zaman özgür olacağım...¿
20 yaşında
Baba : Artık sözümü dinlemiyor, benden giderek uzaklaşıyor... Kendi parasını da kazanmaya basladı ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun zamandır tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten... Evi de sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden gidiyor...
Kızı : Her dediğime alınıyor, beni bir türlü anlamıyor... Hele geçen gün giydiğim mini eteğe karışmasına ne demeli...¿ Evden ayrılıp, kendi hayatımı kurmalıyım... Çocuk muamelesi görmekten bıktım artık!...
25 yaşında
Baba : Bir gün bunun olacağını biliyordum... İşte evleniyor... Zaten aramız eskisi gibi değildi... Şimdi bir de kocası var... Prensesim beni terkediyor...
Kızı : Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi takınmasının ne lüzumu var ki...¿ Biliyorum, onu bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden yapıyor... Kendi hayalindeki damat degil ya!... Sanki birlikte yaşayacak olan o...
30 yaşında
Baba : Çok az görüşüyoruz. Daha sık biraraya gelsek ne iyi olur... Hem torunlarımı da özlüyorum... Kendi arkadaş çevrelerinden fırsat bulup da bize gelemiyorlar ki...
Kızı : Babamları da çok ihmal ediyorum galiba... Yine telefonda çok üzgün geldi sesi... Haftasonu onlara süpriz yapmak en iyisi...
40 yaşında
Baba : Kızım, benim entellektüel düzeyimi yeterli bulmuyor... Ona göre çağın gerisinde düşünüyormuşum... Oysa küçükken derslerine hep ben yardım ederdim... Anlayamadığı bütün problemleri bana sorardı... Şimdi beni beğenmiyor... Bir daha onunla asla politik tartışmalara girmeyecegim...
Kızı : Babam giderek daha da çocuk gibi davranıyor... Sürekli bir şeylerden yakınıyor... Gerçi son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama... Ya ona bir şey olursa...¿ Zaten hiçbir zaman dilediği gibi bir evlat da olamadım...
45 yaşında
Baba : Kızımın mutlu bir yuvası olması ne güzel... Gözüm arkada gitmeyecegim. Her şeyi kendi başardı... Onunla gurur duyuyorum...
Kızı : Babam için çok endişeleniyorum. Onu kaybetmeye hazır değilim... İlaçlarını da hep ihmal ediyor zaten... Allah'ım onu benden alma!
50 yaşında
Baba : Dünyada mutlu kal kızım !...
Kızı : Seni çok özleyecegim ve arayacağım babacığım... Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım edecek bana...¿ Ne olur gittiğin yerde çok mutlu ol... Ve hep yanımda olduğunu hissettir, Ne bileyim ben, arada sırada işaretler yolla mesela... Ah babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım...¿
55 yaşında
Kadın : Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum babacığım... Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim, Çünkü "keşke"lerin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorum.... Yine de beni duyuyorsan, lütfen seni üzdüğüm her gün için çok ama çok pişman olduğumu bil olur mu...¿
|
Tarih: 04:07, Pazartesi, Eylül 4, 2006 Kategori: Edebiyat |
*Kaç Yorum Var (2) | Buna Yorum Yazayım | *Yazıları Tek Sayfada Göster |
|
ßana Dair..
Umudunu yitirmişti ondan önce. Ne yüzü gülüyordu, ne tebessüm ediyordu . Hayat anlamsızdı onun için, Yaşamsa boş bir kuyu. Hiç istemesede içine çekiyordu... Yaşayan bir ölü gördün mü sen hiç .. Amaçsızdır, hayat sadece bir zindan. Kendisi parmaklıklar ardında kalan bir mahkumdur.. Ona bir ceza verdiler. İçini kanatan, dünyasını karartan. Yaşamaya mahkum ettiler onu hiç acımadan. Gözleri anlamsız bakar, gönlü ateşten toplar saçar, Kimseye güvenmez kimseyi sevemez; Hem yüreğiyle hem mantığıyla savaşır hiç durmadan... Dokunsan sanki hemen ağlayacak , Bir inansa sana kimbilir neler gizli benliğinde neler anlatacak.. Artık dayanamaz daha fazla.... Birgün bir ip takar boynuna , yaşamak haramdı zaten ona, tam o anda.. Birden cenneti gördü sanki gözlerinde.Bir el uzandı kendisine.. Biraz ürkek biraz korkak ama güvenmek istercesine, uzattı elini. Hiç hissetmediği bir sıcaklık kapladı bedenini. Aşk a düşmek üzereydi... Hiçbirşey düşünmüyor o anı yaşamak istiyordu Aslında daha beter olacaktı hali Yakasına yapışınca onu sarınca aşk derdi.. "Seni seviyorum " dedi elini uzatan el Yüreği yanıyordu alev alev İlk kez duymamıştı belki bu sözü ... Ama bu sefer güvenmek istiyordu .. İnandı ona birşey için, biri için yaşamalıydı, Hayatı artık anlam bulmalıydı.. Deliler gibi sevdi onu sonunu hiç düşünmeden.. Aradan zaman geçti Kader örmeliydi artık ağlarını, ayrılık çalmalıydı kapıyı, Bu kadar mutluluk yeterdi ona.. Sende bilirsin ayrılık sevenlerin kaçınılmaz kaderi... Giden sevgilinin ardından başladı karakış mevsimi İçinde binlerce fırtına esiyordu .. Esen deli rüzgarla sanki oda savruluyordu Derin bir sızı her yanını kaplıyordu.. Söylesene neydi bu derde çare ? Aşka düşmenin çaresi yoktu oda biliyordu... Yarım kalan bir işi bitirmeliydi.. Evet artık o ipi çekmeliydi, ... Sevinçle bir anda neşelenen gönlü , Bu defa aynı duygunun yarattığı ıstırapla kanıyordu.. Sevmeninde vardı elbet bir bedeli. Bu bedel yaşamaktanda beterdi. Sonunda düşünmeden çekti ipi... Düştü birden karanlık dipsiz boşluğa.. Bunca yıldır yüreğinde gizledikleri Binlerce gözyaşı olup aktı gözlerinden Yüzünde bir tebessüm vardı sanki Ömrü boyunca gizlediği.. Mutlu olma sırası bu defa ona gelmişti.....
|
Tarih: 18:28, Perşembe, Hazirane 29, 2006 Kategori: Edebiyat |
*Kaç Yorum Var (yok) | Buna Yorum Yazayım | *Yazıları Tek Sayfada Göster |
|
|